Sal. Mar 3rd, 2026

Derleyen: Betül Topaklı / Milliyet.com.tr – Şistozomiyaz, diğer adıyla Bilharyaz; şistozoma ya da ‘kan paraziti’ olarak bilinen parazitik yassı solucanların neden olduğu, tatlı su yoluyla bulaşan ve akut ya da kronik seyredebildiği bir enfeksiyon hastalığıdır. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 250 milyon kişi bu hastalık nedeniyle tedavi görüyor. Vakaların büyük çoğunluğu, paraziti taşıyan tatlı su salyangozlarının yaygın olduğu Afrika kıtasında kaydediliyor. Ancak uzmanlara göre hastalık artık yalnızca Afrika ile sınırlı değil, son yıllarda kıta dışında da bulaş vakaları bildiriliyor.

Bilim insanları, uzun süre yeterince ciddiye alınmadığını belirttikleri şistozomiyaza yol açan parazitlerin kontrolsüz şekilde yayılma riski taşıdığı uyarısında bulundu. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), ‘Dünya Göz Ardı Edilen Tropik Hastalıklar Günü’ kapsamında yayımladığı raporda, şistozomiyazın küresel ölçekte bir halk sağlığı tehdidine dönüşme potansiyeli taşıdığına dikkat çekti.


Alıntı Metni

78 ÜLKEDE ŞİŞTOZOMİYAZ BULAŞIMI TESPİT EDİLDİ

Hastalık, genellikle durgun tatlı sularda yaşayan salyangozlar aracılığıyla yayılıyor. Ancak parazitin en korkutucu yanı, suyla temas eden insan derisini saniyeler içinde delerek vücuda nüfuz eden özelliğe sahip olması. Kana karışan parazitler, iç organlarda senelerce fark edilmeden barınabiliyor. Hastalıkla ilgili korkulan oldu ve geleneksel rotası olan Afrika’nın dışına çıktığı resmen belgelendi. Çin, Venezuela ve Endonezya’nın da aralarında bulunduğu 78 ülkede şiştozomiyaz bulaşımı tespit edildi. Türkiye’de ise bugüne kadar sadece yurt dışından dönen kişilerde bu parazit tespit edilmişti fakat bu durum değişebilir.

Yamyam adasında esirdi, yem olacakken kral oldu! Gemi kazasıyla bir gecede değişen hayat


MELEZLEŞEREK EVRİM GEÇİRDİ

Peki yeni inatçı salgınlara ne yol açıyor? Yapılan araştırmacılar bu parazitin insanlardaki ve hayvanlardaki versiyonlarının yeni bir melez oluşturduğunu tespit etti. Yani şiştozomiyaz hastalığına yol açan parazit evrim geçirdi. Melezleşerek yeni coğrafyalara adapte olan bu parazit, artık sadece suyla temas yoluyla değil, üreme sistemine yerleşerek hayati risk oluşturuyor. Bu melezlerin hem insanları hem hayvanları etkileyebildiğin için bulaşmasını kontrol altına almak çok daha zor olacağı söyleniyor. Malavi’deki Liverpool Wellcome Klinik Araştırma Programı’ndan Prof. Janelisa Musaya, yeni araştırmalarında, insan ve hayvanlardan alınan örneklerde test edilen parazitlerin yüzde 7’sinin melez çıktığını ve testlerin az sayıda bölgede yapılması nedeniyle bu oranın “buzdağının görünen kısmı” olabileceğini söylüyor. Musaya, melez parazitlerin gelecekte insan paraziti ve hayvan paraziti olarak ayrılan iki türü ortadan kaldırabileceğini de açıkladı. Doktorların bu melez türe ev sahipliği yapan hastaları nasıl iyileştireceklerini henüz çözemediklerini aktaran Musaya, “Bu yüzden Siyasetçilere bir uyanma çağrısı yapıyoruz. Bu sorun hızla büyümeden bir şeyler yapmalılar” diyerek hastalığın önemine dikkat çekti.

Alıntı Metni


KISIRLIĞA YOL AÇIYOR

Parazitin insan ve hayvan türlerinin melezleşmesi, parazitin mevcut sıcak iklimlerin dışındaki bölgelerde de kalmasını sağlıyor. Özellikle üriner ve genital bölgelere yerleşme eğilimi gösteriyor. Yapılan yeni araştırmaya göre, bu melezlerin insanların cinsel organlarını etkilemesine rağmen tespit edilmesinin zor olduğunu da ortaya koyuyor. Bunun nedeni ise melezlerin yumurtalarının mikroskop altında tipik parazit yumurtalarına benzememesi. Sağlık çalışanları bu parazitin belirtilerini cinsel yolla bulaşan hastalıkların belirtileriyle de karıştırabiliyor. Üriner şistozomiyaz tedavi edilmediği durumda; cinsel organlarda şiddetli ağrıya, genital lezyonlara ve kısırlığa yol açabiliyor, HIV bulaşma riskini de artırıyor.

‘KÜRESEL BİR TEHDİDE DÖNÜŞTÜ’

Melezlerin dünyaya yayılma yeteneğinin arttığını söyleyen bilim insanları, iklim değişimi ve artan seyahatle birlikte melez parazitleri kontrol etmek zorlaşacağına dikkat çekiyor. Son yıllarda Avrupa’nın güneyinde melezlerin yol açtığı salgınlara rastlanırken, WHO’nun şistozomiyaz kontrol programının başında bulunan Dr. Amadou Garba Djirmay, bunun “küresel bir endişe kaynağına dönüştüğünü” belirtiyor. Kapsamlı parazitle mücadele programları sayesinde şistozomiyaz vakaları 2006’dan 2024’e kadar yüzde 60 oranında azaldı. Ancak WHO’ya göre 2018’le 2023 arasında göz ardı edilen tropik hastalıklarla mücadele için yapılan yardımlar yüzde 41 oranında azaldı. Bu durum virüsün bugün 1 milyar kişiyi etkilemesine rağmen göz ardı edildiğini gözler önüne seriyor.

Altın yatırımı olanlara kritik uyarı! Düşüş geçici mi?
Galatasaray’da Okan Buruk’un Juventus planı ortaya çıktı! Sane ve Yunus Akgün kararı

Kaynak: Milliyet Yaşam

By admin