Per. Eyl 10th, 2026

Müdürlüğü bıraktı, pazarcı oldu! 'Tecrübene yazık olacak' dediler: 'Hayatımın en doğru kararı'

Betül Topaklı / Milliyet.com.tr –Kübra Canlı, 1987 yılında Ordu’nun Ünye ilçesinde doğdu. Henüz sekiz aylıkken ailesiyle birlikte İstanbul’a taşındı. Annesi ev hanımı olan Kübra’nın, babası yıllarca taksi ve dolmuş şoförlüğü yaptı. Çocukluğu; teknolojiden uzak, sokakta arkadaşlarıyla oyun oynayarak geçen Kübra, derslerinde oldukça başarılıydı. “Bizim zamanımızın prestijli okullarından biri olan Süper Lise’den mezun oldum” diyen Kübra, “Bir yıl hazırlık okuyarak İngilizce temeli aldım ve ardından fen bölümünü tamamladım. Ancak o dönemde hayat şartları nedeniyle bir an önce iş hayatına atılmam gerekiyordu. Bir yıl dershaneye gittim. Sonrasında önümde iki seçenek vardı; puanımla iki yıllık bir bölüme gitmek ya da çalışırken eğitimime devam edebilmemi sağlayacak Açıköğretim’i tercih etmek. Ben ikinci seçeneği tercih ederek Açıköğretim Fakültesi’nde Perakende Satış ve Mağaza Yönetimi bölümüne başladım” diye konuştu.

Alıntı Metni

‘PANDEMİDEN SONRA KURUMSAL HAYATIN RENGİ DEĞİŞTİ’

Uzun yıllar mağaza müdürlüğü yapan Kübra, büyük ölçekli mağazaların bütçelerini ve operasyonlarını yönetirken; personel mülakatlarından vardiya planlamalarına, müşteri ilişkilerinden kriz yönetimine kadar pek çok alanda önemli deneyimler kazandı. “Ancak pandemi sonrasında kurumsal hayatın rengi değişti” diyen Kübra, “Zaten ağır olan sorumlulukların üzerine bitmek bilmeyen online toplantılar, gece gündüz süren mesailer, giderek daha adaletsiz hale gelen hedefler ve artan mobbing eklendi. Verdiğim emeğin karşılığını, her geçen gün artan baskı ve stresle almak beni zamanla ruhen tüketti. Bir noktadan sonra, yıllardır içinde bulunduğum çalışma düzeninin beni ne kadar yorduğunu ve artık kendim için farklı bir yol çizmem gerektiğini fark ettim” şeklinde konuştu.

‘İÇ HUZURUMU VE YAŞAMA SEVİNCİMİ KAYBETME NOKTASINA GELDİM’

Müdürlük gibi sorumluluğu yüksek ve prestijli bir görevi bırakıp pazarcılık yapmaya karar vermenin kolay olmadığını söyleyen Kübra, bu kararı almasındaki en büyük etkeni şöyle anlattı: “Artık iç huzurumu ve yaşama sevincimi kaybetme noktasına gelmiştim. Mutlu olmadığım, takdir edilmediğim ve artık kendimi ait hissetmediğim bir çalışma düzeninin içinde olduğumu fark ettim. Üstelik çocuğumun bebeklik döneminde yanında olamamış, onun en güzel anlarına yeterince şahitlik edememiştim. Bu da benim için karar verme sürecinde çok önemli bir noktadaydı. Karar anım aslında oldukça netti. Evet, risk alacaktım, belki daha çok yorulacaktım. Ancak bütün bunların karşılığında özgür olacaktım. Kendi işim ve kendi markam için emek verecek, aldığım kararların sorumluluğunu kendim taşıyacaktım. Özgür olma ve kendi işimi kurma fikri, kararımı netleştiren en önemli etken oldu.”

Zorbaya karşı tüm Türkiye ayakta


‘KOLAY DEĞİL AMA KAFAM RAHAT’

Artık Kübra için kartvizitinde ne yazdığının bir önemi yoktu. Akşam eve döndüğümde yaşadığı huzur onun için her şeyden daha önemliydi. Elbette bu kolay bir iş değildi; fiziksel olarak zorlukları vardı. “Hava koşullarıyla mücadele ediyorsunuz. Yazı ayrı, kışı ayrı zor” diyen Kübra, “Ancak kafam rahat olduğu için kurumsal baskılardan ve mobbingden ziyade bu tatlı yorgunluğu ve kendi işimin patronu olmayı seçtim. Kendi emeğimle markamı büyütme çabamı ve bunun günden güne gelişmesine şahit olmayı çok değerli buluyorum. Samimi bir ortamın olması, insanların benim seçip beğendiğim ürünlere ilgi göstermesi ve memnuniyetlerini dile getirmesi, bütün yorgunluğumun ve emeğimin karşılığı oluyor” ifadelerini kullandı.

Alıntı Metni

“NE KADAR EMEK, O KADAR KAZANÇ”

Kübra’nın bir takı tezgâhı var ancak bunu küçük bir butik konsepti gibi düşünüyor. Bu nedenle sezona göre farklı ürünleri de zaman zaman tezgâhında bulunduruyor. Böylece hem kendi zevkine göre seçtiği ürünleri insanlarla buluşturuyor hem de tezgâhını dönemsel olarak yenileyebiliyor. “Kurumsal hayatta sabit bir maaş ve prim sistemi vardı. Burada ise ‘ne kadar emek, o kadar kazanç’ anlayışı hâkim” diyen Kübra, “Doğru ürünü seçmenin, müşterilerimle kurduğum samimi bağın ve verdiğim emeğin karşılığını doğrudan alabiliyorum. Bu durum beni hem maddi hem de manevi açıdan tatmin ediyor. Her pazarın kendine özgü dinamikleri ve farklı bir müşteri profili var. Bu nedenle bazen beklentimin altında, bazen de üzerinde sonuçlar elde edebiliyorum. Sonuçta ticaret yapıyorum; ekonomik koşullar, gündem ve birçok farklı etken satışları doğrudan etkileyebiliyor. Böyle dönemlerde ise müdürlükten edindiğim tecrübelerimi tezgâhıma yansıtıyorum” diyerek karşılaştığı sorunları sakin ve doğru şekilde yöneterek, atlatmaya çalıştığını dile getirdi.

‘HAYATIMDA ALDIĞIM EN DOĞRU KARARDI’

Müdürlük ve pazarcılık arasında dağlar kadar fark bulunduğunu, bu iki iş arasındaki en büyük farkın ise, insana hissettirdiği duygu olduğunu anlatan Kübra, “Müdürken bir sistemin parçasıydım, belirli bir kalıbın içindeydim. Pazarda ise her şey çok daha gerçek ve samimi. Yapmacık hiçbir şey yok; insanlarla doğrudan iletişim kuruyor, emeğimin karşılığını birebir hissediyorum. Bugün geriye dönüp baktığımda, aldığım bu karardan hiç tereddüt etmeden söyleyebilirim ki hayatımda verdiğim en doğru karardı. İyi ki cesaret edip kendi sesimi dinlemişim. İyi ki başkalarının ne söyleyeceğinden çok, kendi hayatımda ne istediğime kulak vermişim” dedi.

‘UTANILACAK DEĞİL, GURUR DUYULACAK BİR İŞ’

Dokuz yıllık evli olan ve yedi yaşında bir oğlu olan Kübra, bu işi yapmaya utananlara şunu söyledi: “Pazarcılık utanılacak bir iş değil. Aksine, emek vererek ve alın terinizle kazanç sağladığınız için gurur duyulacak bir iş. Çünkü bu işin arkasında çok ciddi bir emek var. Pazarcılık; sabahın erken saatlerinde kalkmayı, fiziksel yorgunluğu ve zorlu hava şartlarını göğüslemeyi, sabırlı olmayı gerektiriyor. Tam anlamıyla kendinde bu cesareti ve kararlılığı gören insanların deneyebileceği, fazlasıyla emek isteyen bir iş. Üstelik pazarcılık sadece ürün satmaktan ibaret değil. Bütçeyi doğru yönetmek, doğru satın alma yapmak, müşteri ilişkilerini iyi kurmak ve satış sürecini doğru yönetmek gerekiyor. Kurumsal hayatta edindiğimiz bu deneyimleri kendi işimize aktarabilirsek, pazarcılıkta da başarılı olunabileceğine inanıyorum. Ben de müdürlük dönemimde edindiğim tecrübeleri bugün tezgâhımda kullanıyor ve bunun işime büyük katkı sağladığını görüyorum.”

Mavi Vatan’da yeni hamle! Atina göndermeli çevreci karar
Trump’tan ‘Mekke Savunma Anlaşması’ yorumu: Büyük mutluluk duyuyorum

Kaynak: Milliyet Sağlık

By admin