
Derleyen: Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr – İnsan dili nasıl ortaya çıktı? Konuşma yetisi bir anda mı gelişti, yoksa kökleri milyonlarca yıl öncesine, atalarımızın beden dili repertuarına mı dayanıyor? National Geographic’te yayımlanan kapsamlı analizde, bu soruya yanıt arayan bir grup araştırmacının yıllar yıllar önce gözlerini şempanzelere çevirdiği yazıldı. Araştırmacıların bulguları, dilin temellerinin sanılandan çok daha eskiye ve ‘sessiz’ bir iletişim biçimine uzanabileceğini gösteriyordu. Bu sessiz iletişim yöntemini hala uygulayan ve bu şekilde insanlarla anlaşan şempanze Loulis ve Tatu da kimdi?

ŞEMPANZELER BEDEN DİLİNİ ÇOK İYİ KULLANIYOR!
Uzun yıllar boyunca hayvan iletişiminin büyük ölçüde içgüdüsel seslerden ibaret olduğu düşünülüyordu. Örneğin tehlike anında çıkarılan çığlıklar ya da heyecan sesleri duygusal tepkiler olarak değerlendiriliyordu. Ancak son yıllarda yapılan ayrıntılı gözlemler, şempanzelerin iletişiminde jestlerin merkezi bir rol oynadığını ortaya koydu. Araştırmacılar, hem vahşi doğada hem de koruma altındaki şempanze topluluklarında yüzlerce saatlik video kaydını analiz etti. Sonuçlar dikkat çekiciydi: Şempanzeler belirli bir amaca ulaşmak için bilinçli şekilde el, kol ve vücut hareketleri kullanıyordu. Üstelik karşı taraf tepki vermezse aynı hareketi tekrar ediyor, hatta bazen jesti değiştirerek mesajı netleştirmeye çalışıyorlardı. Bu durum, iletişimin yalnızca refleks değil, hedefe yönelik bir davranış olduğunu gösteriyordu.
JEST VE MİMİK KONUSUNDA ISRARCILAR
Bugüne dek yapılan çalışmalara göre farklı şempanze topluluklarında benzer jestlerin kullanıldığı görüldü. Yani Afrika’nın farklı bölgelerinde yaşayan şempanze grupları, çoğu zaman aynı hareketi benzer anlamlarda kullanabiliyordu. Bu da tür genelinde paylaşılan bir ‘jest sözlüğü’ olabileceği ihtimalini güçlendirmişti. Daha da önemlisi, şempanzelerin çıkardığı sesler çoğunlukla duygusal durumlara bağlıyken, jestler çok daha esnekti ve bağlama duyarlıydı. Aynı el hareketi farklı durumlarda farklı anlamlar kazanabiliyordu. Bu esneklik, modern insan dilinin temel özelliklerinden biri olarak kabul ediliyordu. Bu nedenle bazı bilim insanları, insan dilinin kökeninde jest temelli bir iletişim sisteminin bulunduğunu savunuyor.

Şempanzelerin iletişim kapasitesini anlamak için 20. yüzyılda insan işaret diliyle yapılan deneyler de büyük ilgi gördü. Bu çalışmaların en bilinen örneklerinden biri, Amerikan İşaret Dili’ni (ASL) öğrenen şempanze Washoe oldu. Yapılan gözlemlerde Washoe’nun yüzlerce işareti öğrenebildiği ve bazılarını bir arada kullanabildiği bildirildi. Bu durum, şempanzelerin sembolik iletişime ne ölçüde yatkın olduğu sorusunu gündeme taşıdı. Washoe’nun çevresinde büyüyen ve ondan işaretleri öğrenen şempanzelerden biri olan Loulis ise insan müdahalesi olmadan, başka bir şempanzeden işaret dili öğrenmesiyle dikkat çekmişti. Loulis’in işaretleri Washoe’dan edinmesi, sembolik iletişimin sosyal öğrenme yoluyla aktarılabildiğini gösteren çarpıcı bir örnek olarak kayda geçti.
KONUŞAN ŞEMPANZE TATU VE LOULIS
Aynı projede yer alan Tatu isimli şempanze de ASL işaretlerini kullanabilen şempanzeler arasında yer aldı. Tatu’nun insan bakıcılarıyla ve diğer şempanzelerle iletişim kurarken işaretleri bağlama uygun biçimde kullanabildiği gözlemlendi. Bu durum, öğrenilen sembollerin yalnızca ödül odaklı tekrarlar olmadığını; belirli sosyal durumlarda anlamlı biçimde seçilebildiğini gösterdi.
Araştırmalar yalnızca bireysel öğrenmeye değil, kültürel farklılıkları da incelediler. Bazı jestlerin bir toplulukta yaygınken başka bir toplulukta nadir görülmesi, iletişim repertuarının sosyal öğrenmeyle şekillenebileceğini düşündürüyor. Bu da dilin evriminde biyolojinin yanı sıra kültürün de belirleyici rol oynadığını gösteriyor.

TIPKI İNSANLARDAKİ GİBİ…
Tıpkı insan toplumlarında olduğu gibi, şempanze topluluklarında da davranış kalıplarının kuşaktan kuşağa aktarılabildiği bilinenler arasında. Jestlerin öğrenilmesi ve paylaşılması, dilin evrimsel sürecinde sosyal bağların ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Bugün insanlar konuşurken bile yoğun biçimde jest kullanıyor. Özellikle karmaşık fikirler anlatılırken el hareketlerinin arttığı biliniyor. Bebeklerin konuşmayı öğrenmeden önce işaret ve mimiklerle iletişim kurması da dikkat çekici bir paralellik sunuyor. Araştırmadan elde edilen bulgular, insan dilinin yalnızca ses tellerinin ürünü olmadığını; köklerinin milyonlarca yıl öncesine uzanabileceğini gösteriyor. Şempanzelerin bilinçli ve esnek jest kullanımı, dilin evrimsel tarihine dair en güçlü ipuçlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Henüz dilin kökenine dair tüm sorular yanıtlanmış değil. Ancak Tatu, Loulis ve Washoe gibi işaret dili deneylerinde yer alan şempanzeler ile vahşi doğadaki jest repertuarı üzerine yapılan çalışmalar bir noktada birleşiyor: İnsanlığın konuşma hikâyesi belki de bir kelimeyle değil, ilk önce bir el hareketiyle başladı. Tatu ve Loulis ise bugün yaşayan ve ASL işaretlerini kullanabilen konuşan şempanzeler olarak biliniyor.
Kaynak: Milliyet Yaşam
