Per. Eyl 10th, 2026

Kas ağrısı sandı, akciğeri söndü! Sırtına bıçak gibi saplandı: ‘Nefessiz kaldım’

Betül Topaklı / Milliyet.com.tr –Ayşe Tarım Yeşiltaş, 1981 yılında Samsun’un Kavak ilçesine bağlı Kopuzlu köyünde dünyaya geldi. Evli ve iki çocuk annesi olan Ayşe, bir firmada ön muhasebeci olarak çalışıyordu. Hayatı, 29 Temmuz Çarşamba gecesi sırtına bıçak gibi saplanan şiddetli ağrıyla bir anda değişti. Akrabalarını ziyaret etmek için köye giden genç kadın, başlangıçta ağrının sırtının tutulmasından kaynaklandığını düşündü. Ancak yaşadığı sağlık sorununun düşündüğünden çok daha ciddi olduğu kısa süre sonra ortaya çıktı.


Alıntı Metni

İğneden sonra Ayşe’nin kas ağrıları azaldı ancak bu kez nefes almakta zorlanmaya başladı. Bunun üzerine 5 Ağustos Çarşamba günü Samsun Şehir Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden randevu alan Ayşe o günleri, “Doktor, acil serviste çekilen röntgene baktı ve derhal göğüs polikliniğine gitmem gerektiğini söyledi. Konuşmasında belirgin bir telaş vardı. Öğle saati yaklaştığı için polikliniğin kapalı olması ihtimaline karşı, ‘Eğer poliklinik kapalıysa acile gitmelisin’ dedi. Belli ki bir şey vardı ama ne olduğunu henüz bilmiyorduk” diyerek anlattı.

PNÖMOTORAKS TEŞHİSİ KONDU

Göğüs hastalıkları bölümüne giden Ayşe’ye doktor, ‘Sen pnömotorakssın – akciğer sönmesi’ dedi. Doktorun teşhisi 3 Ağustos’ta Gazi Devlet Hastanesi acil servisinde çekilen röntgene bakarak koyduğunu söyleyen Ayşe, “Doktor, bunu acildeki doktor nasıl görememiş?’ diyerek tepki gösterdi. Oğlumla ikimiz çok şaşırdık. Nefes almakta çok zorlandığım için konuşamıyordum. Bu nedenle doktora yaşadıklarımızı oğlum anlattı. ‘Hocam, tanıya bakabilirsiniz. Acilde kas gevşetici iğne yapıp bizi eve gönderdiler’ dedi. Doktor hemen yatış yapmamız gerektiğini söyledi. Ardından göğüs cerrahisi bölümünü arayarak durumumu bildirdi ve yatak ayarlanmasını istedi” dedi.

Alıntı Metni
Tam 65 milyar varillik petrol! Trump, dev anlaşmayı ilan etti: Dünya tarihinin en büyüğü


GÖĞSÜNE TÜP TAKILDI

Ayşe’nin akciğerinin genişleyip daha rahat nefes alabilmesi için 5 Ağustos’ta göğsüne tüp takıldı. “Hortumun girişini ve işlemin her aşamasını hissediyor ve duyuyorsunuz” diyen Ayşe, “Bir süre sonra ‘fıssssss’ diye bir ses geldi. Ciğerimde biriken havanın boşaldığını hep birlikte duyduk. Yaşadığım acı nedeniyle tansiyonum çok düştü. Normalde 20 dakika içinde servisteki odama götürülmem planlanırken, yaklaşık 1,5 saat sonra odama çıkabildim. Bu süreçte doktorumun ilgisini ve alakasını özellikle belirtmek istiyorum” diyerek yaşadığı zor anlarda doktorunun yanında olmasının önemine vurgu yaptı.

‘BİR AN ÖNCE ÇOCUKLARIMA KAVUŞMAK İSTEDİM’

Ayşe’ye her gün röntgen çekiliyor, durumu kontrol ediliyor, serumlarla ağrıları azaltılmaya çalışılıyordu. “Ancak gözlerimi sağa sola çevirirken bile ciğerimde ağrı hissediyordum” diyen Ayşe, “Sırtım, göğüs kafesim, her yerim acıyordu. Bazen o ağrıdan nefes almak bile zorlaşıyordu. Meğer ciğerim yeniden büyüyormuş. Yeniden nefes alabilmenin, ciğerimin toparlanmasının yolu bu zorlu süreci geçirmekten geçiyordu. Sonrasında nefes egzersizlerine başladım. Hastaneye yatışımın beşinci gününde yavaş yavaş rahatladım. Evet, hâlâ canım acıyordu ama artık ilk günlerdeki kadar değildi. Sık sık koridorda yürüyordum. Kızıma ve oğluma kavuşabilmek için kendimi sürekli hareket etmeye ve nefes egzersizlerine devam etmeye zorluyordum” diye konuştu.

TEKRAR HASTANEYE YATTI

10 gün hastanede yattıktan sonra göğsüne takılan tüpü çıkarılan Ayşe, sonrasında yaşadığı süreci, “Tam taburcu olacakken doktorum son röntgenime baktı ve ‘Kendini nasıl hissediyorsun?’ diye sordu. ‘Hocam, eksik nefes alıyorum. Nefesim yetmiyor gibi hissediyorum’ dedim. Doktorum, ‘Ciğerinde henüz tamamen yapışmayan bir bölge var, ondan böyle hissediyorsun’ dedi. Bunu duyunca çok korktum ve tekrar tüp takacaklarını sandım ancak düşündüğüm gibi olmadı. Çok bunalırsam, oksijen vereceklerini söylediler. 10 gün sonra dikişlerimin alınacağını ve kontrol için tekrar gelmem gerektiği söylendi. Kontrole gittiğimde yapışmayan yer nedeniyle tekrar hastaneye yattım. Oksijen takviyesi yaparak yapışması amaçlandı ancak şu ana kadar istenilen sonuç elde edilemediği için doktorum tekrar tüp takacaklarını söyledi” diyerek anlattı.

Alıntı Metni


‘BAZEN İNSAN ÖLMÜYOR AMA…’

“Bana da yıllarca sigaranın zararları anlatıldı, bırakmam için uyarıldım. Ancak bir kulağımdan girip diğerinden çıkıyordu. Hatta bazen beni uyaranların söyledikleriyle alay eder, üzerine bir sigara daha yakardım” diyen Ayşe, yaşadığı deneyimden sonra sigara içenlere şunları söyledi: “Nefessiz kalmanın ne demek olduğunu, ciğerleriniz yeterince çalışmadığında bizzat deneyimledim. 3,5 yaşındaki kızımdan günlerce ayrı kaldım. Kızıma abisi baktı, eşim ise hastanede yanımda refakatçi olarak kaldı. O zaman şunu çok net anladım: ‘İçen de ölüyor, içmeyen de’ diyerek kendimizi kandırıyoruz. Çünkü mesele sadece ölmek değil. Bazen insan ölmüyor ama günlerce nefes almak için mücadele ediyor, acı çekiyor, sevdiklerinden ayrı kalıyor. Bu arada, yaşadığım süreçte ilk başvurduğum acil servisteki doktoru da CİMER üzerinden Sağlık Bakanlığına şikâyet ettim. Çünkü onun yaptığı değerlendirme nedeniyle hayatımı kaybedebilirdim. Bu durumun, en azından bundan sonraki hastaların daha dikkatli değerlendirilmesine vesile olmasını umuyorum.”

‘5 yıldızlı otelde tatil gibi casusluk!’
Vuruş gücü okyanusa taşınacak

Kaynak: Milliyet Yaşam

By admin