
Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr – Araştırmalara göre insanların yaklaşık yüzde 90’ı hayatının bir döneminde burunlarını karıştırıyor ve bazı kişiler bunu günde birkaç kez yapabiliyor. Ancak uzmanlar, özellikle hijyen kurallarına dikkat edilmediğinde bu alışkanlığın beklenenden daha ciddi sonuçlara yol açabileceğini söylüyor. Kirli parmaklarla burun içine temas etmek, burun boşluğuna bakteri taşınmasına neden olabiliyor. Bu durum zamanla enfeksiyonlara, kabuklanmaya, burun içi dokularda tahrişe ve hatta burun kanamalarına yol açabiliyor. Bilim insanlarının asıl dikkat çektiği nokta ise bundan daha ileri bir ihtimal: Burun içindeki hassas dokunun zarar görmesi, mikroorganizmaların beyne ulaşması için bir kapı aralayabilir mi? Nöroloji Uzmanı Doç.Dr. Rahşan İnan Milliyet.com.tr’ye tüm detayları anlattı.

BURUN HİJYENİNDE GÖRÜNMEZ BİR RİSK VAR!
Araştırmacıların üzerinde durduğu en önemli konulardan biri ‘burun-beyin hattı’ olarak adlandırılan doğrudan bağlantı. Burun boşluğu ile merkezi sinir sistemi arasında bulunan bu yol, özellikle koku siniri aracılığıyla beynin bazı bölgelerine ulaşabiliyor. Bilim insanlarına göre burun içindeki dokular zarar gördüğünde bazı patojenler bu yolu kullanarak beyne ulaşabilir. Böyle bir durumda oluşabilecek iltihaplanmanın, Alzheimer hastalığının en bilinen biyolojik göstergelerinden biri olan amiloid plaklarının oluşumunu tetikleyebileceği değerlendiriliyor. Bu plaklar zamanla beyin hücreleri arasındaki iletişimi bozarak hafıza, düşünme ve muhakeme gibi bilişsel işlevlerin zayıflamasına neden olabiliyor. Konuyla ilgili dikkat çeken bulgulardan biri Avustralya’daki Griffith Üniversitesi’nde 2022 yılında yapılan bir araştırmadan geldi. Fareler üzerinde yürütülen çalışmada, solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabilen Chlamydia pneumoniae adlı bakterinin burun içindeki koku siniri üzerinden beyne ulaşabildiği tespit edildi. Araştırma ayrıca bu bakterinin beyinde amiloid beta proteinlerinin birikimini tetikleyebildiğini gösterdi. Bu protein parçacıkları zamanla bir araya gelerek yapışkan plaklar oluşturuyor ve bu süreç beyin hücrelerinin zarar görmesine, hafıza kaybına ve demansa yol açabiliyor.
İNSAN SAĞLIĞINA ETKİSİ HENÜZ BELİRSİZ
2023 yılında yayımlanan başka bir bilimsel inceleme de benzer bir ihtimali gündeme getirdi. Bu çalışmada Alzheimer hastalığında görülen beyin iltihaplanmasının, koku sistemi üzerinden beyne ulaşabilen bazı mikroorganizmalarla bağlantılı olabileceği öne sürüldü. Araştırmacılar, burundaki bakteri dengesinin bozulmasının zamanla düşük seviyeli kronik beyin enfeksiyonlarına ve nöroinflamasyona yol açabileceğini değerlendiriyor. Bununla birlikte uzmanlar önemli bir noktaya da özellikle vurgu yapıyor: Burun karıştırmanın doğrudan Alzheimer’a yol açtığına dair kesin bir kanıt bulunmuyor. Ancak burun içindeki hassas dokunun zarar görmesi, enfeksiyon riskini artırabileceği için basit görünen bu alışkanlığa karşı dikkatli olunması öneriliyor. Uzmanlara göre burun hijyenini korumak bu noktada büyük önem taşıyor. Burun karıştırmaktan mümkün olduğunca kaçınmak, burun kıllarını koparmamak, elleri düzenli olarak yıkamak ve gerektiğinde dezenfektan kullanmak, hem burun dokusunu korumaya hem de olası enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olabiliyor.
Yapılan araştırmalarda burun karıştırmanın Alzheimer riskini artırabileceği söyleniyor. Fareler üzerinde yapılan incelemeler ve alınan sonuçlar insanlarda da aynı sonucu verir mi? Açıklamalarına 2022 yılında yayımlanan bir çalışmada araştırmacıların solunum yolu enfeksiyonlarına yol açabilen Chlamydia pneumoniae adlı bir bakterinin burundan girerek beyne ulaşabildiğinin bilgisini vererek başlayan Doç.Dr.Rahşan İnan, “Deney fareler üzerinde yapılmıştı. Araştırmacılar bakterinin koku siniri üzerinden ilerleyerek kısa sürede beyin dokusuna ulaşabildiğini ve Alzheimer hastalığında görülen bazı biyolojik değişiklikleri tetikleyebildiğini gözlemledi. Daha da ilginç olan şu: Bakteri beyne ulaştığında, Alzheimer hastalığının en bilinen bulgularından biri olan amiloid beta birikimi ortaya çıkabiliyordu. Bu sonuçlar doğal olarak bilim dünyasında büyük ilgi uyandırdı. Çünkü Alzheimer hastalığının nedeni hâlâ tam olarak bilinmiyor ve enfeksiyonların rol oynayıp oynamadığı uzun zamandır tartışılan bir konu. Ancak burada kritik bir ayrım var: Bu çalışma insanlarda değil, farelerde yapıldı. Hayvan modelleri bilim için son derece değerli olsa da, elde edilen sonuçların insanlarda da aynı şekilde geçerli olacağı her zaman kesin değildir” dedi.

Burnumuz ile beynimiz arasında doğrudan bir bağlantı bulunduğunun altını çizen Doç.Dr.İnan koku almamızı sağlayan olfaktör sinirlerin burun boşluğundan doğrudan beynin koku merkezine uzandığının bilgisini verdi. Bu durumun teorik olarak bazı mikroorganizmaların kan dolaşımına girmeden, yani kan-beyin bariyerini aşmak zorunda kalmadan sinirler boyunca ilerleyerek beyne ulaşmasına izin verebileceğini söylerek şu açıklamada bulundu: “Bu mekanizma yalnızca bakteriler için değil, bazı virüsler için de düşünülüyor. Hatta bu nedenle bazı ilaçların burun spreyi şeklinde verilmesi üzerine çalışmalar yapılmaktadır. Şu noktayı tekrar vurgulamak gerekir: Burun-beyin yolu anatomik olarak gerçek olsa da burun karıştırmanın Alzheimer hastalığına yol açtığını gösteren bir insan çalışması bulunmuyor.”

ZONA AŞISININ BİLİNMEYENLERİ GÜN YÜZÜNE Mİ ÇIKTI?
Açıklamalarını sonlandırmadan önce enfeksiyon hipotezini ilginç kılan bir başka bulgu olan zona aşısı çalışmalarına dikkat çeken Doç. Dr. İnan, “Zona hastalığı, çocuklukta geçirilen suçiçeği virüsünün yıllar sonra yeniden aktifleşmesiyle ortaya çıkar ve bu virüs sinir sisteminde uzun süre gizli kalabilir. Birkaç büyük nüfus çalışmasında, zona aşısı olan kişilerde demans gelişme riskinin daha düşük olduğu gözlemlenmiş, bazı araştırmalarda ise zona aşısı yaptıran kişilerde demans görülme oranının yaklaşık yüzde 20 civarında daha düşük olduğu bildirilmektedir” dedi. Bu durumun bilim insanlarının aklına iki olasılığı getirdiğini belirten Doç. Dr. İnan virüsün kendisinin beyin sağlığını etkileyebileceğini söyledi ve “Aşı bunu engelliyor olabilir ya da aşının bağışıklık sistemini güçlendiren genel bir etkisi olabilir. Henüz hangisinin doğru olduğu bilinmiyor, ancak bu bulgular enfeksiyonların beyin hastalıklarıyla ilişkisini araştırmanın önemini ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.
Sonuç olarak, bilimsel çalışmaların çoğu zaman medyada olduğundan daha basit şekilde sunulduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Rahşan İnan, “Burun karıştırmak Alzheimer yapıyor’ gibi bir ifade kulağa çarpıcı gelse de gerçek bundan çok daha karmaşık. Bugün bilim dünyasının üzerinde durduğu bazı noktalar şunlardır: Burun ile beyin arasında gerçekten bir bağlantı bulunuyor ve bazı mikroorganizmalar deneysel modellerde bu yolu kullanarak beyne ulaşabiliyor” dedi. Enfeksiyonların Alzheimer hastalığındaki olası rolü üzerine araştırmaların hızla artığınu ancak burun karıştırmanın Alzheimer’a yol açtığını gösteren bir bilimsel kanıt bulunmadığını söyleyen Doç. Dr. İnan açıklamalarını şu şekilde sonlandırdı: “Bilim ilerledikçe bu konuda daha net cevaplar ortaya çıkacaktır. Şimdilik yapılabilecek en doğru şey, sansasyonel başlıklardan ziyade bilimsel verileri dikkatle değerlendirmek ve unutulmaması gereken bir gerçek var: Burun karıştırmanın Alzheimer’a yol açtığına dair kanıt olmasa da, hijyen açısından önerilen bir alışkanlık olmadığı kesindir.”
Kaynak: Milliyet Sağlık
