Paz. Mar 1st, 2026

Gonca Kocabaş / Milliyet.com.tr – Feridüttin Açıcı (35), evli ve yedi yaşında bir kızıyla, üç buçuk yaşında bir oğlu var. Çok küçük yaşlardan itibaren hayvanları olduğunu söyleyen Feridüttin için her şey aslında çocuklukta başlamış. “Hep haşarı bir insandım. Sanırım böyle insanlar hayvanları daha çok seviyor” diyor. İnek, koyun ve keçilere olan ilgisini yıllarca bastırdığını bugün fark ettiğini söyleyen Feridüttin, “Çünkü Türkiye’de hayvancılık çoğu zaman ‘saygın’ bir meslek olarak görülmüyor. Ben de bu algının etkisiyle üniversitede tercihimi edebiyat fakültesinden yana kullandım. Tam burslu okuduğum üniversitenin son sınıfına kadar kırsala dair bir planım da olmamıştı ama 2016 yılında, üniversitenin son senesinde uyku tutmayan bir gecede goji berry diye bir meyve yetiştiriciliği ile ilgili haber okudum. Bu haber benim için bir tetikleyici unsur oldu aslında. Bir anda kendimi yetiştiricisi olmak üzere tarla bakarken buldum. Tabi zamanla goji berry yerini hayvanlara bıraktı” bilgisini paylaştı.

‘İSTANBUL’A BORCUMU, ONDAN AYRILARAK ÖDEDİM’

“Üniversiteyi bitirir bitirmez kırsala, Eskişehir’e yerleştim, birkaç yıldır ise Sakarya’nın güney ilçelerinden Geyve’deyim”diyen Feridüttin, “Aslında şehirden bıkıp kırsala yerleşen insanlardan biraz farklı benim hikayem. Benim için 25 yıllık İstanbul yaşantısı da paha biçilemezdi. Ben kent kültürünü de seviyorum. Ama İstanbul’un bir metropol olmanın da ötesine geçtiğini de görüyordum son zamanlarda. Hal böyle olunca 2016 itibari ile bir gönüllü vazgeçiş, bir tersine göç hikayesi başladı benim için. Eskişehir ve onun çok güzel bir ilçesi olan Sarıcakaya ikinci evim oldu. Önce bekar olarak gittim köye ve ilk olarak ipek böcekçiliği yaptım. Çünkü Sarıcakaya’nın iklimi bu iş için çok uygundu. İpek böcekçiliğini bilenler bilir sanki büyülü bir böcektir. Başlangıç böyle enteresan ve zevkli olunca, sürekli kırsala dair merak ve öğrenme hevesinde olan ben için de köy hayatı çok iyi başladı ve beni tuttuğu gibi bırakmadı” dedi ve ekledi:

Alıntı Metni
Koldan alınan bir tüp kanla kanser analizi! Onkolojide devrim gibi gelişme: ‘PET’ten aylar önce anlaşılabilir…’


‘ARKADAŞLARIM AKADEMİSYENKEN BEN YAYLADA İNEK OTLATIYORDUM’

“Kırsala yerleşme fikri benim sürekli düşündüğüm bir şey değildi aslında, okulumun son senesi hatta son aylarında birden kendimi bu arayışın içinde buldum” diyen Feridüttin, “Üniversitede kalmak ve akademik kariyer yapmak niyetim vardı. Beraber okuduğumuz arkadaşlarımın çoğu da şu an öğretim görevlisi oldu ben ise mezun olduğumuz yaz kendimi Eskişehir’de yaylada inek otlatırken buldum. Dramatik ve şok edici bir hızla oldu bunlar. Ama iyi ki olmuş. O ilk başlangıç aylarındaki heyecan ve motivasyonumu çok özlüyorum. Hâlâ heyecan duyuyorum ve seviyorum işimi ama ilk günlerde bambaşka bir haz duyuyordum. Bugün de kırsalı seven ve taşınmak isteyenlere bu heyecanı anlatmak istiyorum sanırım” ifadelerine yer verdi.

Başlangıçta hiç olumlu tepkiler almadığını dile getiren Feridüttin, “Hayvancılığa herkes çok meraklı ilgi çeken bir meslek ama hadi o zaman ben bu işi yapayım dediğinizde genellikle yakın çevreniz olumsuz tepki veriyor. Benim de böyle oldu. Babam bu projeyi fantezi olarak değerlendirdi ve baştan tavır aldı. Annem de akademisyen olmamı baştan beri hayal ettiği için çok üzüldü ve desteklemedi. Bu süreç nişanlandıktan sonra başladı. Kayınvalidem de çok tepki gösterdi ama bu düğümü kayınpederim çözdü. O bana çok destek oldu. Kolay yılan bir insan değilim ama kayınpederimin de desteği olmasaydı sanırım vazgeçebilirdim. Sosyal çevrenin ve yakın arkadaşlarımın da tepkisi normal olmadı. Birkaç dostum hariç hemen herkes bunu benim için bir kariyer düşüşü olarak değerlendirdiler. Birkaç ay bilemediniz bir iki sene içerisinde pes edip döneceğim korkusu herkeste hakimdi” şeklinde konuştu.

‘BUNLARI YAPARSANIZ 1 MİLYON NET KAZANCINIZ OLUR’

“Kazancının iyi olduğunu söylediğimiz inekler yüksek genetik ve pedigri kayıtları olan yüksek verimleri olan hayvanlar”diyen Feridüttin, “Bu yıllık bir milyon kar elde etme iddiamızı yine bu hayvanlara iyi bakmak koşuluna bağlıyorum. İyi bakmayı şöyle açabiliriz. Bir inekten laktasyonda en az 6.5 ton süt almak ve her sene bir buzağı elde etmek. Bunu söylemesi kolay ama yapması zordur. Doğumdan sonra 0-100 gün içerisinde ineği tekrar gebe bırakmamız ve sağlıklı gebelik sürecini başlatmamız gerekiyor. Bu para kazanmamız için şart. Verimsiz işletmelerde gebe bırakma süresi çok uzundur. Para kazanamayan işletmelerin temel sorunu bu. Gebe kalmayan hayvanın zamanla sütü azalıyor bu da karlılığı azaltıyor. Şimdi düşünün her hayvandan yılda 6.5 ton süt alıyorsunuz. Bu sütü 20 TL’den toptan satsanız dahi işletmenizin tüm masraflarını karşılayacak bir gelir elde edersiniz. Kalan buzağıların 6 aylık güncel satış fiyatları ise en az 1 milyon TL’dir. Bu bir milyon sizin net kazancınız” dedi ve ekledi:

Alıntı Metni


‘KAZANÇ DOĞRUDAN BİZE BAĞLI’

Maliyet sorularının cevaplaması çok zor sorular olduğuna dikkat çeken Feridüttin, “Maliyetler çok değişken. Kişinin kırsalda yeri var mı, bu kırsalda kurulu düzeni var mı? Bunların hepsini bilmemiz gerekiyor. İyi bir ineğin bugünkü piyasa değeri 200-240 bin TL arasında. 1 adet koyunun maliyeti 25-40 bin TL arası, 1 adet keçinin maliye ise 15-30 bin TL arasındadır. Artık kişi kaç hayvan alacaksa kişiler bunları çarpabilir. Fiyat aşağı olmaz yukarı çıkabilir. Başlangıç için iyi damızlıklar almak çok önemli bence. İşletmedeki kazanç sizin kişisel performansınızla doğrudan alakalı. Diyelim 100 koyununuz var. 1.6 ikizlikle 160 kuzu aldınız ve işletmedeki kuzu ölüm oranı yüzde 15. Bu hesapla 24 kuzunuz karınızdan gitmiş olur. Ölüm oranı yüzde 20 olursa bu sayı 32’ye çıkar. Halbuki bizim maksimum yüzde 5 kayıpla doğum dönemini kapatmamız lazım. Sadece sağlıklı doğumlar almak da yeterli değil. Damızlık ya da kasaplık çalışsak da doğan hayvanlarımızın ilk 3 ayını doğru bakımla istenilen canlı ağırlık artışını kazanmamız gerekir. Yoksa istediğimiz paralara satamayız. Yani kazanç doğrudan bize bağlı. İnek ve keçide de benzer senaryolar geçerli. Ama keçi için bir parantez açayım. Halk tabiriyle keçinin memesine yapışmazsanız yani keçiyi sağmazsanız para kazanmanız çok zor. Keçi, koyun veya inek gibi değildir. Pazarı çok daha dardır alıcısı çok daha azdır. Nitekim peyniri çok talep görür sütü değil dikkatiniz çekerim peyniri çok talep görür. Yani keçi yapanların muhakkak peynir yapması gerekiyor. Sütünü 12 ay düzenli satamazlar” bilgisini paylaştı.

Pakistan, Afganistan’a savaş ilan etti! ‘Artık sabrımız taştı’

“Sosyal medyada romantize ettiğim ve sanki bir cennet bahçesinden bahsediyormuşum gibi eleştiriler alıyorum”diyen Feridüttin, “Zaten benim hedef kitlem kırsalı ve köy hayatını seven insan. Yoksa herkes sevmek zorunda değil. Yoksa şehir hayatında çok mutlu olan ve düzenini kurmuş olan insana bir şey dediğimiz yok. Ama kırsalı, doğayı, köyü, taşrayı sevmek başarılı olmak için yeterli değil maalesef. İyi bir plan, geçiminizi sağlayacak büyüklükte bir ölçek ve bu ölçekte ki planın altını dolduracak bir azim şart. Yoksa köy hayatı da tıpkı şehir hayatı gibi size acımayabilir. Şimdi sadece 4 tane keçiyle bu işe başlamak isteyen ve sermayesi çok kısıtlı olan insanlar var. Hayvan sayılarını arttırana kadar da başka geçim kaynakları yok. Bunlar tabi ki zamanla yürütemeyecekler. Çünkü ciddi maliyetler var ve bu maliyetleri karşılamak için ekstra verimli olmak ve belli sayıda hayvan yapmak gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

‘BU DURUM BANA 1 SENE KAYBETTİRDİ’

“Bu işe başlamadan önce herkesi çok fazla dinlemek ve herkesin fikrine çok önem vermek benim için yanıltıcı oldu”diyen Feridüttin, “Evet başlamadan önce istişare etmek fikir alışverişinde bulunmak kıymetli ama derli toplu ve sağlaması yapılmış öneri bulmak gerçekten zor. İşi bilmediğiniz zaman bu önerilerin hangisinin doğru olduğu tam olarak anlayamıyorsunuz. Mesela ben ilk senemde damızlık olarak aldığım ineklerimi komşu yetiştiricilerimin önerileriyle kurbanlık yaptım. Ve sonra artan maliyetler yüzünden kesilen hayvanlardan doğan boşalan yerleri doldurmakta çok zorlandım. Bu durum bana hemen hemen 1 sene kaybettirdi. Oysa, kendi planıma sadık kalsaydım hem hayvanlarım doğurmuş olacak hem ben damızlık projeme devam etmiş olacaktım. Yeni başlayan arkadaşlar da görecektir bizim insanımız sizin şartlarınızı ve durumunuzu bilmeden akıl vermek ve sizi yönlendiremeye çalışmak konusunda çok mahirdir. Ve maalesef her aldığımız akılda doğru olmayabilir. Bir de sanırım sürekli taşınmak benim için bir hata oldu” diyerek sözlerini şöyle sonlandırdı:

Alıntı Metni
15 yaşındaki çocuğa elektronik kelepçe ve ev hapsi! ‘Köklü çözüm psikolojik destekte’
İstanbul’un yeni ‘mega proje’si arsa ve konut fiyatlarını uçuracak! İşte değerine değer katacak bölgeler

Kaynak: Milliyet Yaşam

By admin